30 Aralık 2010 Perşembe

Sanat: Renkli pirinçler (Art: Coloured rices)





Geçenlerde bir blogda görmüştüm tarifini harika birşey. Birde etrafada saçılmasalar daha güzel olacaktı. Bir poşetin içine biraz pürel biraz gıda boyası koyup karıştırıyorsunuz. Sonuç harika. Elimde hazır birtek domuz resmi vardı. Sonra bunu tekrar bir çiçek resmiyle yeşilinide hazırlayıp ekrar çalışsak çok güzel olacak diye düşünüyorum.

Ev yapımı renkli hamurlar (Homemade coloured play doughs)

Renkli hamurlar yaptık hafta sonu. Un, tuz ve sudan ve çeşitli renklerde gıda boyalarıyla renklendirdik. Gerçektende güzel oldu. Biraz cıvık oldu ama un takviyesiyle düzelltik. Daha kamerayı alıp fotoğraf çekeyim derken Melis hepsini birbirine kattı. Bu ara zaten yemekleride böyle yiyor. Ağız tadıda bozuldu çocuğun :)

Aslında ben bloga ara verince sanırım biraz paslanmışım eskiden hızlı hızlı her karesini fotoğraflardım şimdi makine nerdeydi dur fotoğraf çekeyim demeye kalmıyor (Tabiki ben paslanırken melis hızlanıyor) ortalık birbirine giriyor.



Birazda eğlence

Geçenlerde kreşemi yazdırsak artık diye düşünmeye başladık. Doktorumuzla henüz görüşmedik ama genede biz araştırmaya geçtik bile. Güzel bir eğitim merkezi bulduk. Bahçesinde çok eğlendi. Ama maddi açıdan ve henüz hastalığının düzelmemiş olmasından dolayı halen karar vermeye çalışıyoruz. Ama bahçesinde yazın güzel zamanlar geçireceğini düşündüm o kışın bile bu kadar zevk alırken.

Dini eğitim ve dua

Son zamanlarda annesini elinde Kuran başı örtülü görünce dua etmeye heveslendi. Bende kırmadım tabiki. Meliscik büyükbabasına dua ederken objektiflere böyle yansıdı. Aslında amacı sadece kitap okumaktı :) Birde bu aralar sürekli Allah bizi severmi? Allah kim? Allah göktemi yerdemi? Tavanındamı üstünde? gibi sorularla beni bayağı zorluyor. Önerileriniz varsa açığım.


21 Aralık 2010 Salı

Pratik hayat: Renkler ve aktarma çalışması (Practical life: Colours)

Babamın gidişiyle uzun zamandır blogumuzada ara vermiştik. Hayata yeniden konsantre olmam zaman aldı. Melis bu süre içerisinde psikolojik olarak çok etkilendi. Hastalıklar peşimiz bırakmadı. Kızımı gözüm görmez olmuştu. Hayatımda ve hayatımızda çok şeyler değişti. Melis en kötüsüde uyku bozuklukları ve bebeklik dönemine geri döndü. Artık yardım almamızın zamanı geldi. Babamı hastaneye ziyarete gittiğimde Melis'inde psikolojisi çok bozuldu diyip gözlerinden süzülen yaşları anımsıyorum. Hayat gerçektende devam ediyormuş. Blogumuzuda yaşatmak ve Melis'i en iyi şekilde yetiştirmekte benim ona olan en büyük sorumluluğum. Hasta yatağında bile Melis'i bu kadar düşünürken eminim bu kadar ara vermiş olmama bile şimdi kızıyordur...

Seni seviyorum babam...

Melis'le son çalışmamız renkler ve aktarma üzerine oldu. Bu çalışmamızda bıldırcın yumurtası kabını kullandık. Tavsiye ederim atmayın çok kullanışlı. Aktarma için tüpleri kullandık. Bir eczacı tanıdığımız(daha doğrusu zıklıkla alışveriş yaptığım bir eczane Yeni Işık eczanesi) bana bu konuda çok yardımcı oldu. Aktarlar bile ne yapacaksın diye bana bön bön baktılar. Neyse Eminönü'nden aldığım sarı yeşil kırmızı ve mavi boyaları suyla karıştırdım. Ve Melis oyunun keyfini çıkarmaya başldı. Arada döküldü saçıldı ama güzel renkler yarattı :)

22 Kasım 2010 Pazartesi

Babama elveda

Canım babam,
Yokluğuna, sensizliğe, babasızlığa, öksüzlüğe halen alışamadım. Günlerce ağladım hergün mezarının başına geldim ellerimle süsledim. Ama olmadı babam sensizliğe ve yokluğuna alışamadım. En kötüsüde kuş gibi tam ellerimdeyken kaçmana inanamadım. İnanamıyorum. Melise hayatı anlatacağın yerde daha yaşanacak o kadar çok şey varken böylece gitmene alışamadım. Melis seni çok uzaklarda biliyor. Sana gelip toprak amca diyor. Seni seviyorum ve sen hep benim gurulu onurlu ve şerefli babam olarak gönlümde kalacaksın. Seni çok özlüyorum.

Bu blogu senin ve Alpin Melisi takip etmeniz için açmıştım. Uzaklardayken özlersin bugün Melisim ne yapmış diye merak edersin diye. Gönül isterdiki gene takip edesin. Ama olsun biliyorum Melisi hep takip edeceksin. Ve ben Melisi senin istediğin ilke ve özelliklerde yetiştireceğim. Melis senin bana en büyük mirasın.

1 Kasım 2010 Pazartesi

İstikrarsız el kullanımı

Melis'i son zamanlarda gözlemliyordum. Her iki elini birden kullanarak resim yapıyordu. Önceleri bunun her iki beyninide kullanmasından kaynaklandığını düşündüm. Ama geçenlerde bir tanıdığımız babamızı uyarmış. Sakın ha demiş. Biraz araştırdım. Her iki elin resim ve yazı yazmak için kullanımı her iki beyninde eşit gelimesine ve istikrarsızlığa sonuçtada başarısılığa yol açabiliyormuş. Şimdi artık bu durum üzerine yoğunlaşıyorum. Kalemi sadece bir eliyle kullanması gerektiğini söyledim. Oda sağı tercih etti. Bazen dalıp gene sol eline alıp yazmaya çalışıyor. Ama hayır diyorum. Bu konuda bir bilgisi olan varmı? Psikologa götürmek gerekirmi?