Canım babam,
Yokluğuna, sensizliğe, babasızlığa, öksüzlüğe halen alışamadım. Günlerce ağladım hergün mezarının başına geldim ellerimle süsledim. Ama olmadı babam sensizliğe ve yokluğuna alışamadım. En kötüsüde kuş gibi tam ellerimdeyken kaçmana inanamadım. İnanamıyorum. Melise hayatı anlatacağın yerde daha yaşanacak o kadar çok şey varken böylece gitmene alışamadım. Melis seni çok uzaklarda biliyor. Sana gelip toprak amca diyor. Seni seviyorum ve sen hep benim gurulu onurlu ve şerefli babam olarak gönlümde kalacaksın. Seni çok özlüyorum.
Bu blogu senin ve Alpin Melisi takip etmeniz için açmıştım. Uzaklardayken özlersin bugün Melisim ne yapmış diye merak edersin diye. Gönül isterdiki gene takip edesin. Ama olsun biliyorum Melisi hep takip edeceksin. Ve ben Melisi senin istediğin ilke ve özelliklerde yetiştireceğim. Melis senin bana en büyük mirasın.
22 Kasım 2010 Pazartesi
1 Kasım 2010 Pazartesi
İstikrarsız el kullanımı
Melis'i son zamanlarda gözlemliyordum. Her iki elini birden kullanarak resim yapıyordu. Önceleri bunun her iki beyninide kullanmasından kaynaklandığını düşündüm. Ama geçenlerde bir tanıdığımız babamızı uyarmış. Sakın ha demiş. Biraz araştırdım. Her iki elin resim ve yazı yazmak için kullanımı her iki beyninde eşit gelimesine ve istikrarsızlığa sonuçtada başarısılığa yol açabiliyormuş. Şimdi artık bu durum üzerine yoğunlaşıyorum. Kalemi sadece bir eliyle kullanması gerektiğini söyledim. Oda sağı tercih etti. Bazen dalıp gene sol eline alıp yazmaya çalışıyor. Ama hayır diyorum. Bu konuda bir bilgisi olan varmı? Psikologa götürmek gerekirmi?
27 Ekim 2010 Çarşamba
Kuş sevgisi ve fıstığın vedası
Son günlerde ailecek pek iyi günler geçirmiyoruz. Blogada bu yüzden bir süredir birşey yazmak istemiyorum. Ama gene bir imtihandan geçtiğimi biliyorum.
Çok severek aldığımız kuşumuz fıstıkta bu olaya mahkum oldu sanırım. Bakımsızlık ve ilgisizliktenmi bilmiyorum ama fıstık bizi terketti. Zaten zor bir süreçten geçiyorduk. Melisin hastalığında hep moralini düzgün tutmaya çalışırken fıstığıın ölümünü kabullenmesini bekleyemezdim. Bu yüzden ona yeni bir fıstık aldım. Ama fıstığımızın yerini bir türlü alamadı. Bugünde Melisle son fotoğraflarını hatıra kalması için burda yayınlamak istedim. Ben bir süre daha buralarda olamayacağım. Umarım kızımı ihmal etmem ve onunla yaptığımız güzel çalışmaları tekrar yayınlayabilirm.
Çok severek aldığımız kuşumuz fıstıkta bu olaya mahkum oldu sanırım. Bakımsızlık ve ilgisizliktenmi bilmiyorum ama fıstık bizi terketti. Zaten zor bir süreçten geçiyorduk. Melisin hastalığında hep moralini düzgün tutmaya çalışırken fıstığıın ölümünü kabullenmesini bekleyemezdim. Bu yüzden ona yeni bir fıstık aldım. Ama fıstığımızın yerini bir türlü alamadı. Bugünde Melisle son fotoğraflarını hatıra kalması için burda yayınlamak istedim. Ben bir süre daha buralarda olamayacağım. Umarım kızımı ihmal etmem ve onunla yaptığımız güzel çalışmaları tekrar yayınlayabilirm.
14 Ekim 2010 Perşembe
Oyun halısı (Play mat)
Bu ev yapımı oyun halısını takip ettiğim ve sıklıkla esinlendiğim bir blogdan aldım. Linki; http://servingpinklemonade.blogspot.com/2010/06/dinosaur-play-mat.html
Ve dikişten hiç anlamayan ben bile yaptım. Aslında kendimle gurur duymadımda değil :)
Ve işte sonuç;
Ve dikişten hiç anlamayan ben bile yaptım. Aslında kendimle gurur duymadımda değil :)
Ve işte sonuç;
13 Ekim 2010 Çarşamba
Öncesi, sonrası (Before, after)
En sevdiği bölüm ise; bebek büyür koşar baba olur:)
Bu resimleri sıralarken bilmediği çok şeyide öğrenmiş oldu. Örneğin kurbağaları, kelebekleri...
Bu resimleri sıralarken bilmediği çok şeyide öğrenmiş oldu. Örneğin kurbağaları, kelebekleri...
Yapboz (Puzzle)
Anaokulu dergimizden bir faaliyetimiz daha. Orta sayfadaki yapbozu kestik ve ölümsüzleştridik. Çift taraflı kullanılıyor. Aslında yapımıda diğerlerinden biraz farklı. Sadece resme odaklanıyor çünkü çocuk.
Ama bizim yapboz canavarı onuda hemen yaptı.
Ama bizim yapboz canavarı onuda hemen yaptı.
Sonrasında ise müzik aletlerini görünce davullar, flüt ve diğer enstrümanlaımızla müzik ziyafeti çektik.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
