trip etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
trip etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Eylül 2010 Pazartesi

Gezi: Turkuazoo (Trip)

Yaşasın izinliyim. Annemin yurtdışına çıkmasını fırsat bilip kızımla gezmeye devam ediyoruz. Bu sabah bir yağlar bir yağlar. Anne bugün ne yapmak istersin. Bebeğim benim. Gezelimmi? Bu laflara hangi ane olsa bir plan yapardı. Kuzenimi aradım. Hadi gel gezmeye gidiyoruz bize eşlik edermisin dedim oda planını değiştirip bize katıldı. Böylece gene 3'ledik. Kuzenimide aldıktan sonra düştük İstanbul forum yollarına. 3 yaş üstü ücretli bu arada bilginize ve şu anda %30 indirimli. Çok güzeldi akvaryum helede tünel. Tavsiye derim MUST(-malı) listenize ekleyin. http://www.turkuazoo.com/tr/dsy/index.html

Ve bu güzel derin maviliklerden bazı kareler:

4 Eylül 2010 Cumartesi

Gezi: Metro ve Taksim (Trip)

Cuma günü itibariylen uun bir tatile başladım başladık daha doğrusu. Tatilimizin ilk gününü önce hastaneye kan vermekle başladık. Kötü gibi gözüksede artik Acibadem Maslak Labroratuvarında artik herkesin maskotu olan melis için pek değil. En azından bu acı verici anını bile farklı bir keyfe dönüştürebilliyor. Doktorculuk oyunumuzdaki gerçek oyuncaklarımızı böylesine günlerde topluyoruz. Hemde böylece bant yapıştırma açma gibi konulardada usta oldu. Bazen elimiz kesilse hemen bantı kapıp geliyor HızırAcil gibi :)

Neyse işte Darüşşaaka metrosu açıldı. Eeee nede olsa İBB çalışıyor. İlk kez metroya binecek olan Melis çok heyecanlıydı. Ona sözüm vardı Darüşşafak metrosu açılınca Taksim'e gidip kuşlara yem verecektik. Neyse işte bu arada bende pek eğlenmedim sayılmaz. Öncelikle işe İstanbul kartla başlayayım arabadan inmez olunca kilo almak bir yana toplu taşım araçlarını kullanmaz oldum. Bizim üniversitede bir dersimiz vardı kent mobilyaları diye böyle zamanlarda hocamın söylediği laflar aklıma geliyor. Halkın bir kısmı kentteki mobilyaları )akbil. el kurutma makinası. dispenser. otobüsteki tuvaletler ... kullanmayı bilmiyor diye. Neyse işte kartı bir türlü okutamadım çevirdimde çevirdim hay allahım dedim bu kadarmı yabancılaşmışım:=

Böylece metroya bindik ve eğlence başladı. Sonrada taksimde kuşlara yem verdik kuşlar üzerimiden uçarken ben bile çarptı çarpacak derken Melis gökyüzüne mutlulukla bakıyordu. Buda bir anne için en büyük keyif olsa gerek.

1 Eylül 2010 Çarşamba

Kuşları beslemek (Feeding birds)

İstinye spor klubünün tesislerine hiç gittinizmi? Güneşli bir günde oradan denizi ve Boğazı seyretmek... Sanırım İstanbul'da en çok özlediğim şey bu olurdu. Bizim eşimle öğrenciliğmiz boğazda geçti. Ben Kalender Orduevi'nde kaldım 3.5 sene. Hayatımın en güzel yıllarıydı tabiki Alple birlikte :) Eşimde Tarabyaüstü ve Bahçeköyde kalıyordu o dönemde. Ve Boğaz'da balık ekmek yemek, sahilde elele yürümek Emek cafede elma çayı içmek bizim için unutulmaz anılar olarak kaldı ne yazıkki.

Neyse geçmiş zaman olurki...

İstinye'de parkta oynadıktan sonra Acıktım diyince İstinye tesislerine gittik. Aç kuşları görüncede ekmeğini paylaşmaya karar verdi.

 

İtfaiyeciler kedi kurtarır (firebrigade)

İtfaiyecilere ve itfaiyecilerin kedileri kurtarmasına merak salan kızıma İtfaiye arabası aldım. Parka giderken arabasını merdivenin kaldırıp kedileri kuratrdığını söyleyince uzun zamandır planladığımız itfaiye ziyaretini gerçekleştirdik.

Sarıyer İtfaiyesini ziyaret ettik babamızla. Ama nedense korktu ve içine binmek ne kelime İtfaiyeci baretini bile takmaya korktu. 

İtfaiyenin en çok filmlerde de gördüğümüz yangına giderken demirden dönerek inmelerini merak ediyordu. Hatta parktaki demirlerden bile öyle kaymaya çalışıyordu. Ama ne yazıkki yeni güçlendirilen istasyonlarda o demirler artık yokmuş Buda bize bilgi oldu. Melisle birlikte çok şeyler öğreniyorum.