anı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Şubat 2012 Çarşamba

14 Şubat Sevgililer Günü olarak değil Kitap Değiş Tokuş günü olarak Kutlandı

Geçen gün bir dolap kitap duyurdu, sonrada Düşevi kitapçısı(www.dusevikitapevi.wordpress.com). Akşam iş ve okul çıkışı soluğu Düşevi'nde aldık. Çünkü Dünya Kitap değiş tokuş günüydü. Kitapkurdum hangi kitabını vereceğine tam yarım saat düşündü. Ne zormuş sanki canından parça gidecek. Hangisine bunumu verelim desem hayır dedi. Cemile serisinden bir kitaba olumlu yanıt verdi sonunda.
Gittik kitabımızı Lale'ye verdik Lale'den bir kitap aldık. Oda bir Cemile kitabıydı :)
Ve çekilişe katıldık. Yapıştırmalı bir kitap kazandık. Mutluyduk. Mutlu ayrıldık....
 
Teşekkürler DÜŞEVİ, Teşekkürler SENEM HANIM...

2 Şubat 2012 Perşembe

Peki hiç kardan bebek yapmışmıydınız?

Biz yaptık. Hemde dün. İş çıkış eve gidim malzemelri aldım Prensesi giydirdim ve çıktık. Aman o ne kardı öyle. Çocuğumun bacakları boyundaydı. Ah gene çok eğlendik. Karı özlemişiz. Ama baba desteği alamayınca bu sefer anne küçük bir kardan adam yapabildi. Kardan adamı süsledik püsledik sonrada fotoğraf çekerken
Anne: Melisciğim bu kardan kız olsun küçük oldu ya
Melis: Olur mu anne o kardan kız değilki o Kardan Bebek anne....
Vallahi yerlere yattım. O güzelim yumuşacık karlara yatılmazmı yaaaaa...

Neyse işte ve beklenen kardan bebek. KORKMAYIN AMA CHUCK'a benzedi değil mi?


28 Ocak 2012 Cumartesi

KARDAN KADIN MACERASI

Yaşasın yaşasın sonunda dışarı da çıktık. Söz vermiştim Cumartesi kardan adam yapacaktık. Babamız olmaz erken daha değil teni ameliyat oldu demesine karşın geceleri uykusunda sayıklayana yavruma anne olarakta söz vermiştim. Ve çıktık.

Melis'i bilmem ama biz babayla çok eğlendik. Hayatımda hiç bu kadar büyük kardan adam yapmamıştım. Tüm malzemelerini hazırlamıştık. Son dakika gene bir blogta gördüğüm gıda boyasıyla karları renklendirme düşüncesi ile de gıda boyasınıda aldım yanıma. Ama gıda boyası zavallı kardan adamı kırmızı kırmızı puanlı kardan adama çevirdi. Aslında kardan adam da değildi zaten KARDAN KADINdı.
 
İtiraf edeyim güzelim bem beyaz karı kırmızı boyadığım için pişmanımmmmmm. Komşularımdan ayrıca özür diliyorum.

Neyse işte eğlendik son günlerde en çok ihtiyacımız olandı. Melis ne mi yaptı kardan kaleler. Baktıkı ki yavrum anne ve babası kendi kendine eğleniyor kendine farklı bir oyun yarattı....

20 Ocak 2012 Cuma

Buruk bir karne günü

Geçen hafta bütün bir hafta boyunca hastanedeydik. 39.5 ile ve 0lara düşmüş akyuvarlarımızla önce acile sonra yatış işlemleri başlatılarak hastaneye yattık. Gene damar yollari, serumlar, 2li antibiyotik tedavisi, ateş düşürücüler, ventolin ve GCSF. Yazarken bile amma uzun diyorum ama 1 hafta boyunca bütün bu ilaçları aldı yavrum.

Damar yollarımız defalarca tıkandı ve yenileri açıldı. Gık bile demedi.... Cesaret ödülü olarak hastanede hemşire ablalarımız bebek verdiler prensesime. Anneannenimizin getiridği oyuncaklarla şenlendi odamız. Sonra öğretmenlerimiz geldi. Tebessüm oldular yavrumun yüzüne. Kes yapıştır, makas, boya ve prit Melis için olmazsa olmazlarımızdı. Nasılda bilmişler meğer nede tanımışlar Melis'in merakını. Ve gene bir oyuncak.

Dinmeyen telefonlar teyzelerimiz, amcalarımız, halalarımız, arkadaşlarımız ve daha niceleri...Bize destek verdiler. Sonra ziyaretçilerimiz geldi amcamız, babaannemiz....

En sevdiğimiz ablamız Özden ablamızın sanata yönelik hediyesi... Meğer ne kadar iyi tanıyorlarmış kızımı sanata merakını....

Ama en çok duygulandıranlardan biride eşimin öğrencileri idi. Küçücük yürek için atmış kalpleri meğer. Melise televizyonda reklamları çıkan bir bebek almışlar. Ne güzel güldü gözleri prensesimin. Umut oldular bize.

Cuma günü çıktık hastaneden toparliyoruz haftaya kulak ve geniz ameliyatı planlaniyor kan değerlerimizi GCSF ile yükseldi. Ama ne zamana kadar... Çok umutsuzdum geçen hafta. Gene 2 sene öncesine gitti hep aklım. Ya hastaneden çıkamazsak ya tekrar izole hayata dönüş yaparsak ya Meli'e birşey olursa.... Zayıf düşen bedenim ve ruhum ve dindiremediğim gözaşlarıyla geçti bir hafta.

Bu hafta daha umutluyuz hayattan. İnşallah geriye dönüş olmayacak hep daha ileriye ama daha ileriye gideceğiz. Ve daha iyiye.

Şükrediyoruz bunada şükür. Ama bugün karne günü. Karnemizi öğretmenimizin elinden almak isterdik ama kısmet olmadı. Seneye inşallah. Karnemizi hafaya okula uğrayıp alacağız Kimbilir belkide öğretmenlerimizden birine rastlarız da bir seromoni yaparız :)

Sen sağlıklı ol yeterki güzel kızım....

3 Ocak 2012 Salı

Okulumuz

Bir mayıs ayıydı. Uzun araştırmalar sonucunda kararımızı vermiştik. Başladık...
Önceleri çok ağladık... Nede olsa bir prenses edasıyla yetişmişti...
Nazlıydı... 1.5 yaşından beri hep hastalıkla mücadele etmişti...
Azimliydik, yenecektik, nede olsa bir gün bitecek diye ümit etmiştik.
Hastalandık... Okula gidemedik...
Gönderme dediler, Gitmesin dediler...
Ama yılmadık. Nede olsa gönül koymuştuk...

Yıllarca hep montessori felsefesini araştırıp, dolu kitaplar okumuştum. Okuduğum kitaplardan elimden geldiğince okuyup, uygulamaya çalışmıştım. Evde eğitim (home schooling) uygulaması başlattım. Aktivitelerimizi paylaşmak ve kızıma hatıra olarak sunmak için bu blogu kurdum. Güzel arkadaşlıklar kurdum, dolu anne ve montessori gönüllüsüyle tanıştım.
Ama herşey bir yere kadardı. Nede olsa evde eğitim sınırlı bir zamana kadar yapılıyordu. Çalışmak, ev, Melis, eş, evlat olarak çabalamama rağmen yetemiyordum. Artık bir okul bulmalıydım.  Araştırdım...
Çok arayıp, nihayet bulmuştuk aradığımız eğitim sistemini. Aslında yanı başımızdaymış ta göremememişiz. Reklamların, markaların arasında kaybolmuşuz meğer...
Okul kurucusunun bir ışık gibi parladı gözleri . Herkes sevgi doluydu. Sevgisini paylaşmak ister gibiydi. Güvenli ve huzurluydu.
Yanaştık limanına.
Dümeni hiç kırmadan huzurla gidiyoruz bu rotada.


Not: Okulumuz bir tek Melis'e değil bu meraklı anneyede kucak açtı. Okulda rutin olarak yapılan montessori eğitimlerine artık beni de kabul ediyorlar. Buradan okul yönetimimize ve beni benimseyen tüm öğretmenlerimize içten sevgilerimi sunarım. Sizlerle tanıştığımız için Melisligunler adina çok mutluyuz.


2 Ocak 2012 Pazartesi

Yeni yılda yeni bir başlangıç için 50. izleyicimize bir anımız olsun istedik

2012'nin taze taze ilk günlerinden Merhaba...

Geçtiğimiz senenin son cumasıydı. Blogumuza yeni bir izleyicimiz katıldı. Bu aslinda benim için çok anlamlı idi. Çünkü 50. izleyiciydi. Ve ben 50. izleyiciye hep bir hediye vermeyi düşünüyordum. Sevgili Bilgen'le tanıştık(http://berilla.blogspot.com/) ve kendisi çok mütevazi bir şekilde hediyeye gerek olmadığını söylemesine rağmen hediyeyi Melis'in Sevgili Beril'e küçük bir anısı olarak kabul etmesini rica ettik. Ve böylece sanırım yeni bir blog kardeşliğinide başlatmış olduk.

Melis arkadaşına göndereceği hediye için epeyi bir hazırlık yaptı. Üzerine Melis yazmak için uzun uzun uğraştı ve hediyeyi alacak arkadaşı kız çocuğu olduğu için kız resmi çizerek en sevdiği prensesler yapıştırmasınıda hediye etti. Sevgisini ifade etmek için de Beril'e kalp çizdi. Hediyen bugün yola çıkıyor. Güle Güle oyna Arkadaşım....
Sevgiler Melis

25 Ağustos 2011 Perşembe

Tatil günleri

Tatil mi? Ne tatili?
Yaz okulunun kapanmasına kısa bir süre vardı. Bizimki gene hastalandı. 3 hafta arka arkaya enfeksiyonlar falan derken Allah'a şükürki iyileşti. Kayınvaldemlerin yazlığına gitmiştim. 9 günlüğüne onuda 7 günle kapatarak acil bir dönüş yaptık. Deniz ise sadece 3 defa ayak soktuk.

Ama tatilde boşta durmadık. Aktivitelerde yaptık.

Bahçede çiçek ektik
Bahçe bakımı yaptık
Yemek yaptık
Kitap okuduk
Yüzdük...
Güneşlendik
Kumlarla(taşlarla) oynadık
Bol sulu araba yıkadık(üstümüzde kuru yer kalmamacısına)
Hayvanları sevdik
Leziz şeyler yedik...
Bol antibiyotik aldık
Ateşlendik...
Ama en çokta yapmak istediğimiz kampı yapamadığımıza yandık.

Darısı seneye inşallah:)



                                                  Babaanneyle yemek yaparken

kirpi yapıştırması



Melis'le Evlilik üzerine

Melis'le son günlerde paylaşamıyoruz. Kimi mi? Kocamı yani babamızı

Uzun zamandır yaşadığım sorunlar nedeniyle sadece yemekle mutlu oluyorum diye diye aldigim kilolarıda farketmemişim. Baktım olacak gibi değil sporla başlayayım belki o kadar koşturup iştahımıda tutarım ümidiyle spor salonuna yazıldım. Melis'le birlikte tabiki.

Melis ilk başlarda sakince beni beklerken sıkılma gösterileri içine girincede aile toplantısı yaptık. Açıkladık tabiki çok bilimsel oldu ama; 
Anne: Bak Meliscim anne çok kilo aldı doktora gitti şeker ve karaciğerinde yağlanma var. Anne uzun yaşamak istiyor.
Melis: Yaşamazsan ölürmüsün? 
Anne: Uzun yaşayıp senin evlendiğini görmek çocuklarını büyütmek isterim. Ama sağlıklı olmazsam uzun yaşayamam. Aynı şekilde babanda.
Melis: Ben babamla evlenmek istiyorum. Kocam Alp olsun.
Anne: Olmaz o benim kocam....
Ve anlaşamadık baba konusunda sanırım şu kız çocuklarının hayatındaki ilk erkeğin babası olması ve ona bağlılığı 4 yaş itibariylen gerçekleşiyormuş. Bizzat yaşadım ve öğrendim....
  

29 Haziran 2011 Çarşamba

Taş boyama ve maske atölyesi

Bursa'da babamızın işi varmış. Bizide Korupark'a bıraktı Melis için çok aktiviteli bir gün oldu. Taş boyama atölyesi ile maske atölyesine katıldık. Zaten atölyelerde olmasaydı vakit geçmek bilmezdi sanırım. Sonuçta gün Melis'in günü oldu. Anne ne mi yaptı hanımefendinin tüm isteklerini bir iç çamaşırı mağazasına bile girmeme izin vermedi. Sonra acımış olsa gerekki izin verdi Anne kiz birlikte gezdik ve aldık. Bu resimlerde atölyelerimizden...












28 Haziran 2011 Salı

Melis artık 4

Meliscik artık dolu dolu 4 yaşında. Dün okulda arkadaşlarıyla yeni yaşını kutladı. Mutluydu çünkü hayatında ilk defa doğumgününü arkadaşlarıyla kutluyordu.
Mutluyduk çünkü Melis artık okulunu sevmeye başlamıştı....
Nede olsa bu okul artık eğlenceli okuldu.
Neyse işte güzel bir doğumgünüydü hepbirlikte pastalarını yediler sonra öğretmeni eşliğinde oyunlar oynadılar. Yalanım yok bende katıldım oyunlara. Hatta çokta keyif aldım. Teşekkürler Melis bize bu mutluluğu yaşattığın için Teşekkürler Kocam böyle bir çocuğumuz olduğu için...




Ve teşekkürler babam bizim için bu güzel okulu bulup Melis'in istediğin şekilde eğitilmesininde ilk adımı attığın için.

16 Haziran 2011 Perşembe

Babalar günü gösterisi

Haftasonu okulda Babalar günü için çocuklar hazırlıklar yapmışlar. Bizimkisi tabi halen okula olan ilgisizliğindenmidir, utangaçlıkmıdır, isteksizlikmi bilmiyorum ama hiçbir gösteride yoktu. Aslında gösteriye katılmamasının belkide bir neden Anne olarak benim gösteriler için harcanan vakti gereksiz bulduğumu belirtmiş olmamdı ?

Bilemiyorum nedenini ama sonuçta en azından koroya katılmaya ikna oldu bizim kız. Ama ne ikna sende olursan anne. Bütün akşam bana söylediği güzel şarkılarını babana söylemeyecekmisin diye dilimde gerçekten ama gerçektende tüy kalmadı. Ama çıktı en azından koroya katıldı.

Bu resimlerde babalar günümüzden kalan anılar olarak saklanacaktır....



Babalar gününün eşimin alınmaması için kutlamasına istemeyerekte olsa katıldım. Gönlüm kırık babama...Babalar gününü kutlamak elini öpmek sesini duyma isterdim şimdi bu hafta sonu ben babamın mezarına gidip buz gibi mezar taşını öpüp, toprağını ve çiçeklerini okşayacağım....

25 Mayıs 2011 Çarşamba

Okulda ilk firemiz

Dün öğretmenizmiz aradı. Karnı ağrıyormuş bizim prensesin...
Bekledik geçti heraldeki bir daha ses çıkmadı bizim kızdan
Akşam doymak bilmedi (yemedimi acaba diye düşündüm)
Ama sonra karnım ağrıyor deyince bir takım haklıymış...
Üşütmüş olsa gerek dedim banyo yaptı ve sıcak ayısına sarılıp uyudu...
Sabah gene karnı ağrıyordu
Acaba bana mı naz yapıyordu?
Babasınımı yabancılamıştı? Ne de olsa uzun zamandır uzaklaşmıştı...
Babasıyla ilk okula gidişiydi... Farklı bir denemeydi...
Babacığım bir süre yanımda kal dedi...
Ve yolda gitmek istemiyorum karnım ağrıyor diyerek ağlamış
Öğretmenizle konuştum...
Sanırım sorun yalnızlıkmışşşş....
İşten erken çıkamadım o yüzden öğretmeni çıkmış
Onu bırakmak istememiş ve üzülmüş
Yalnız kaldığını düşünerek mutsuz olmuş ve bugün belkide bunu kendine bir kaçamak yolu bellemiş olabilirmiş...
Ah be küçük yüreğim benim Ah be meleğim...
Bu kadar mı zormuş hayat...
Bölündüm kaldım...
Anneliğin ne zor olduğunu bir kez daha bu sabah anladım...

20 Mayıs 2011 Cuma

Ve ev okulundan hayata ilk adım

Melis'i bir cesaret artık seneye okula başlatalım diye başladı herşey...
Okullar araştırıldı gezildi erken kayıt dönemi malum...
Seçenekler 2'ye düşürüldü.
Büyükbamızın istediği okula karar kılındı...
Nede olsa hep onu ben okutmak istiyorum en güzel okullarda okusun diyordu...
Anısı vardı, onun seçimi vardı...
En zoru mesafeye katlanabilirmiydi? Ya peki nasıl alınacaktı?
Sorular arasında giden gele bir anne.
Ne zormuş meğersem anaokulu seçmek.
Halbuki duyardım ama duymak yetmezmiş yaşamak gerekirmiş.
Bekara karı boşamak kolaymış çünkü:)
En sonunda karar verildi. Daha doğrusu anne içine sindirdi ve uzak mesafede olsa doğru seçenekte karar kılındı.
Nede olsa karar çoktan alınmıştı.
Hemen başlasınmı sorusu geldi.
Olabilir dedi anne...Hüzünle
Hep o içindeki acaba sesiyle.
Hemenmi?
Tabiki
Ya okullar kapanınca?
Yaz okuluna devam eder dendi...
Okul okullu olmak peki ya Melis ne der?
Uygun bir anda konuşuldu
Okullu olmak istermisin? Ege gibi okula gitmek ister misin?
İsterim bende okula gidicem...
Ve anne iznini aldı...
Okula başlamak için herşey hazırlandı
Evraklar, fotoğraflar hazırlandı
Çanta alındı...
İlk gün bahçede oyunla başladı... Keyifliydi parkta oynar gibiydi.
Sonra sınıfa geçildi... En keyiflisi ise yemek vaktiydi.
Okulda yemekler güzel... Annede yedi...
Yemekten sonra biraz daha bahçede oynayarak geçti bitti ilk gün ve ilk gün heyecanı
İkinci gün daha erken gidildi...
Yoga, boyama, şarkılar eşliğinde geçti gitti
En zor gün yarındı Melis bunlardan habersizdi...
Akşam anne açıkladı.
Sen okula yarın gidince anne gidecek işe...
Olur anne dendi
Sen zaten beni bırak git dedi...
Ertesi gün olunca sorular başladı...
Geliceksin değilmi?
Ah be dedi anne içinden...
Ne zormuş bırakıp gitmek kuzuyu gönülden
Anne hatırladı eski günleri
İlk işe başlarken bakıcıya yavrusunu emane edişini...
Farklıydı bugün halbuki.
Kolay geçti ayrılık...
Hüznlüydü tabiki ufaklık...
Öptüm ve seni seviyorum, Okul bitince seni alırım merak etme dedim
Büktü boynunu ama hiç seslenmedi sessizdi...
Minik kalbiyle düşünüyordu
Ama anne gelecekti bunu biliyordu...
Öğleden sonra anne gitti almaya
Anneyi görünce sevinmedi bile sessizdi hala...
Anne ürktü mutsuzmuydu yavrusu
Tebessüm etti anneye aldı anasının korkusunu
Bıraktı öğretmenin elini
Tuttu annesinin ellerini...
Pazartesi yeniden başlayacak serüven...
Neler geçecek kimbilir minicik gönlünden

9 Mayıs 2011 Pazartesi

Melis'in gözüyle Anneler

Melis'le dün anneler üzerine biraz konuştuk

Anne: Meliscim anneler ne içindir?
Melis: Bakmak
Anne: Başka ne içindir?
Melis: Yemek yapmak
Baba: Sevmek için
Melis: Bakmak içinlerdir ve yemek yapmak için....
Anne: :(